Salı, Mayıs 09, 2006

Tekâmül üzerine...

Neye inandığınızı bilmiyorum... Teist, Deist ya da Agnostic. Ama düşündünüz mü hiç niye varız, ne yapıyoruz bu âlemde diye? Korkmayın bugün Allah için ne yaptın diye sormayacağım.

Benim inancım şudur ki, yaşam tekâmül üzerine kurulu. Yeniden, tekrar tekrar dünyaya gelmek üzerine. Hinduizm başta olmak üzere neredeyse tüm doğu dinleri ve ezoterik öğretiler de bunu destekler. Bir tek monoteist dinler (İslam, Hristiyanlık ve Mûsevilik) bu fikirde değildir.

Bu bir inanç tabii, ispatlayabilir miyim? Hayır. Ama tüm dinlerin ortak paydasının iyi ahlâklı insanlar yaratmak olduğuna dikkat etmeli. İnancınıza göre iyi ahlâklı olarak ya bu dünyada ya da diğer dünyada ödüllendirileceğinize inanabilirsiniz. Ama bir takım insan da, her ikisinde de değil, bir sonraki yaşamında bu ödülü alacağına inanır.

Bana çok ilginç gelir örneğin, 35 yaşımda bulduğum bir fikre yada öğretiye daha 20'sinde bir gencin sâhip olması. Ya da bazen öyle birine denk gelirsiniz ki, çok dingindir, evrenin tüm sırlarına hâkimmiş gibi sakin (cool) davranışları vardır.

İnanıyorum ki bu tarz insanlar, evrensel tekâmül zincirinde benden çok daha iyi noktadalar. Ve Yaradan'a -ya da Nirvana'ya, her neye inanıyorsanız- benden çok daha yakındalar.

Bu nedenle bedenime değil, ruhuma yatırım yapmaktır felsefem.

Yanımda götürebileceğim tek şeye...

15 yorum:

Deadora dedi ki...

aslinda bütün dinler ve peygamberler tekamüle inanmaktalardi fakat bunu insanlara söyledikleri takdirde o dönemde kimse algilayamayacakti.. ve ben inaniyorum ki ruhunu ne kadar gelistirirsen tekamül gerceklesince kaldigin yerden devam ediyorsun.. en bastan yeniden sifirdan degil..
hindulara bakarsan cöplük denilecek yerde yasiyorlar ve felsefeleri sadece su : ruhumu gelistiriyorum bilge olma yolunda ilerliyorum ne de olsa ölecegim ve kimbilir ne zaman nerede dünyaya gelecegim neden dünyevi isler ile temizlikle ugrasayim ki? önce ruh! diyorlar.. oysa ruhun gelisiminde beden ve dünyevi islerde önemlidir diye düsünüyorum ben..

Deadora dedi ki...

bu arada mutluluk üzerine olan yazin hakkinda da konusmayi isterdim ama hemen post yazmissin :) hala meraktaysan asagidan devam derim ben? internetsiz bir ortamdaydim da..

ece dedi ki...

Herkes kendi inancını yaşar...
Ve dediğiniz gibi tüm dinlerin ortak noktası iyi ve ahlaklı insanlar yaratmak...
Önemli olan bu aslında...İyi insan olabilmek...Neye inanırsan inan...
Peki bu kadar kötü nereden çıkıyor ? İnananlar da gerçekten inanmıyor çünkü...
Ruhlarını temizleyebilirler mi ? Tövbeleriyle...Hayır...
Sadece affedilebileceklerine inanırlar..
İnsanların canını acıtırken..Soyut ya da somut...Bunun iyi birşey olmadığını bildikleri halde nasıl devam ederler...?
Savaşlar neden olur ?
Neyin savaşı?Senin olmayan bir dünyanın...

Ölüm (Bu dünyadan ayrılış olarak) var bunu biliyorum...Sonra başka bir yerde diriliş vardır belki..
Ama iyiliklerin ödülü var buna inanıyorum..Duanın faydası var en zor zamanlarda..
Ya da İyilik yap olmazsa denize at ne farkeder..?
İçinin rahat olması önemli kafanı yastığa koyduğunda...Ödül bu aslında...

Deadora dedi ki...

öbür dünya yok bu dünyada yasadiklarini bu dünyada cekiyorsun fazlasiyla.. iyilikte yapmis olsan kötülükte bedelini aliyorsun en iyi sekilde..
ben inanmiyorum öteki tarafa.. ancak ve ancak tekrar tekrar dirilme var bedensel ölüm var ruhsal degil asla..
iyi bir tavsiye : yuvaya yolculuk - akasa yayinlari..

ucusanlar dedi ki...

deadora-2:Konular karışmasın, onun kendi commentlerine eklersen sevinirim. Aslında çok ilgimi çeken bir konuydu o, iyi işleyemedik...

ucusanlar dedi ki...

deadora-1:Peygamberlerin neye inandıklarını kestirmek zor. Ama şu var ki, hepsi de, aslında ulaşmak istediğimiz noktada olan insanlardı. Aynen dediğin gibi topluma uygun kurallar yaratmak zorunda olduklarını biliyorlardı. Bir Hintli şunu demişti bana örneğin: "Biz sanki binlerce tanrı olmadığını bilmiyor muyuz? Ama onlar birer sembol, fakir halka bunu anlatmak kolay değil. Çünkü gerçek felsefe çok farklı"

Aslında yeterince zaman geçince her şeyin yavaş yavaş aydınlanmaya başladığını görüyorsun. Tüm peygamberler kendisinin en son olduğunu söylüyor örneğin. Hala peygamber olduğunu iddia eden adamlar var, ama hiç şansları yok artık.

Mesela Yoga yaparken farkettim ki, aslında namaz kılsam aynı hesaba gelecek. Çok benzer hareket var. Demekki "Hz. Muhammed bir şeylerin farkındaymış" ya da "Allah aynı emri çeşitli şekillerde iletmiş" (inancınıza göre).

Ben de bedenime yatırım yapmıyorum derken, patates gibi geziyor ve kokuyorum demiyorum tabii ki (bu arada bir sır, fazlaca bakımlı olmamdan bazen illallah der etrafımdakiler). Ama hayatımın merkezi olmuyor. Yoksa klasik Amerikan tarzı öğretilerin ben de farkındayım ve destekliyorum: "Bedenin nasıl hissederse, ruhun da öyle hisseder"

ucusanlar dedi ki...

ece: İnsanların kaçı acaba yaptıkları iyiliklerin karşılığını bu dünyada görüyor? Bence az bir oranı. Biz Türklerin kader ve kısmet olarak açıkladığı olaya göre, hayatımızın kıvrımları arasında olan biteni, geçmişteki bir takım olaylarla ilişkilendirebiliriz belki. Ama bu ne kadar doğru bir yaklaşım olur emin değilim.

Dua'nın kesinlikle faydası olduğuna inanıyorum. Ama benim ruhuma. Psikolojik bir rahatlama sağlaması açısından. Yoksa ben daha çok müdahale etmeyen bir Tanrı'yı daha anlamlı buluyorum. Bunu saatçi örneği ile açıklarlar. Saatçi saati yapar, kurar ve bırakır. Çalışırken sürekli ileri geri oynamaz. Kundera'nın örneği biraz daha günceldir. "Tanrı programı yazdı, disketi bilgisayara taktı ve enter'e bastı." Müdahalesi burada biter.

Bana kalırsa ödüllendirilmek için bir iyilik yapıyorsan, ya da cezalandırılmaktan korktuğun için bir şeyden uzak duruyorsan, henüz hazır değilsin, daha alacağın yol var. Ben şunu düstûr edindim kendime uzun süre önce: bir iyilik yap ve kimseye anlatma. İnanın çok zor. İnsanın içi kıpır kıpır ediyor. Çok uğraşmak gerekiyor...

ucusanlar dedi ki...

deadora-3:Kitabı ekledim ideefixe listeme. Genellikle roman yerine direk araştırma okurum ama tavsiyeni izleyeceğim.

Sen ruhun tekrar gelmediğine inandığını söylüyorsun. Açıkçası zor bir şey tekâmül'e inanmak. Nasıl oluyor bilmiyorum, ama hem ezoterizm, hem de anlattığım gibi açıklayamadığım bazı davranışlar, bu başka türlü olamazmış gibi geliyor.

ece dedi ki...

Ben de zaten bu dünyada iyiliklerin karşılığını göremesek de farketmez kendi ruhumuzu temiz tutmak için yapmalıyız ne yapıyorsak diyorum Fikri Bey...
(Sadece iyilik yap denize at..Devamı olmasa da olur demek istedim..)Değeri bilinse de olur bilinmese de...Ne yapıyorsan kendin için yap..
Dua kötü zamanlarda insanı rahatlatıyor evet..Tabii ki olması imkansız birşey için dua edersen olmaz...Maksat sadece içini rahatlatmak..
Yollar uzun..Daha öğrenilecek çok şey var elbet Fikri Bey...

KUGUU dedi ki...

Harika, cok haklisin! (5 dakika icinde)

ucusanlar dedi ki...

ece: Bence iyi gidiyordu tartışma, yokmu daha ekleyecek bir şeyler. Feyz almaya çalışıyordum...

kugu: sarkastik olmak zorunda misin :-)

Deadora dedi ki...

ucusanlar sanirim beni yanlis algiladin.. deadora3´te ruhun tekrar gelmedigine inandigimi yazmissin ama degil.. ben ruhun ebedi olduguna ve sadece insan suretinde degil her sekilde(hayvan, bitki) dünyaya tekrar tekrar gelinebilinecegini söylüyorum..
ve sana ve/veya yoga yapan insanlara (bende meditasyon yaparim) pis insan demiyorum.. ben onu sadece kendini ruhuna adamis yani bu ogretiyi yanlis benimseyen kisilerin oldugunu vurgulamak amaciyla yazmistim..
yani adamin felsefesi su : madem bu dunyada gelismesi gereken benim ruhum bedenimin bir isi yok neden ona da prim yapayim ki? oysa ruhunun gelismesi icin okumalisin, bedenini calistirmalisin ki yaptigin her bedensel eylemden ders al, sonuc al ve ruhuna ekle.. (gülün kalbi metodu) beden olmadan nasil yapacaksin ki?

KUGUU dedi ki...

Herkes bu hayata bir "gorevle" geliyor. Kesinlikle bu boyle ve bu gorevin amaci onu tekamul ettirmek.

Ancak dogmadan once bildigin bu gorevi dogarken unutuyorsun ve bulman lazim. Zaten bunun farkindaysan tekamulun! olan 7 katinin! ust mertebelerindesin demektir!

Ve daha da zorlasiyor ama bulabilirsin.

Buradayiz.

EVRENIN GUCU her daim!

Bu cok uzun burada yazamam.... istesemde....

Kuguu

ucusanlar dedi ki...

deadora: yok ben kişisel almadım cevabını. Tam tersine çok memnunum tartışıyor olmaktan. Dediğin gibi tekâmül'ün kelime anlamı olarak da (Hintlilerin de inandığı gibi) eğer iyi biri olursan daha iyi bir beden de, yoksa daha kötü bir bedende tekrar gelirsin.

Başka bir inanç şekli de, ruh tüm bedenleri tatmalı ve dün deneyimleri edinmelidir. Yani bir köpek olarak da öğreneceğin şeyler vardır, bir buğday başağı olarak da.

Bazen köpeğim bana öyle bakar ki, onun önceki hayatlarından birinde kesinlikle insan olduğunu düşünürüm.

kugu: Lütfen yaz, öğrenelim... Bu bitmeden başka bir konu açmak istemiyorum...

Deadora dedi ki...

arkadasimin isyerinde bir kus varmis sürekli kendini kemirip duran bagirir sekilde öten tüylerini yolan.. arkadasim ona gidip "üzgünüm ama sen böyle geldin dünyaya bunu kabul etmelisin tüylerini yolmayi birak ve cici bir kus olmayi dene.. biz seni böyle kabul ediyoruz ve seviyoruz" demis tabii is arkadaslari anlamamis hatta delirdi gözüyle bakmislar neyse geldi bana anlatti bu durumu.. sonra konustuk kus artik iyilesmis :) arkadasim ona sevgisini verdikce tüylerini yolmayi ve bagirir sekilde ötmeyi kesmis.. daha da iyiye gidecegine eminiz :)
paylasmak istedim..