Cumartesi, Mayıs 06, 2006

Mutluluk üzerine...

Mutlusunuz... Bazı sorunlarınız var ama Allah'a şükür modundasınız. Ve birden yaşamınıza başka biri çıkıyor.

Sizce daha mutlu olmak için öncekini bitirip, diğerine zıplamalı mısınız?

Hayata nasıl baktığınıza bağlı;

Eğer gelenekselciyseniz, size bu kadar katlanmış, zor günlerinizde birlikte olmuş erkeği/kadını bırakamayacağınızı düşünürsünüz.

Ama varoluşçuysanız, yaşamın kısa olduğunu ve daha mutlu olmaya hakkınız olduğunu düşünürsünüz.

Siz ne yaparsınız?

6 yorum:

Deadora dedi ki...

Fikri? adamin asabini bozar sorulari nereden buluyorsun canim benim?
ben ki koca koca kitaplar bitirmis, ama hala daha mutluluk uzerine egitimler alan, egitimlerden gecen biri olarak bunun cevabini veremiyorum.. bence yasamak gerekli yada kosullari biraz daha acmalisin.. yani bu bir flört asamasi mi en yakin dostluk üzerine mi evli bir cift mi?

ucusanlar dedi ki...

Benim asâbım sürekli bozuk bu işlerle... Paylaşıyorum, derman bulmaya çalışıyorum.

Bunun çok çeşidi olabilir. Aslında özelleştirecektim ama temel tartışma konusunun dağılmaması için yapmadım.

Dediğin gibi evli bir çift olabilir örneğin. Çocuk da olabilir. Ve sen daha mutlu olmak için yaşamını değiştirmek ister misin?

Ya da iyi bir çocukla birliktesin, ama biraz daha iyisini buldun.

Ya da işinde mutlusun, ama başka bir iş daha çok ilgini çekiyor.

Temel sorun şu: Daha çok mutluluk, ama nereye kadar? Daha çok haz, ama sınırı ne?

Bir çok insan mutlu ve sağlıklı ilişkilerini, daha çok mutluluk (para, pozisyon, vb) ya da daha çok sex gibi nedenlerle bozuyor.

Kendi fikrimi söylemeden önce duymak istiyorum, millet ne düşünüyor acaba?

ece dedi ki...

Bence karşıdaki kişiye göre değişir oyunun kuralı...

Bırakmayı düşündüğün insan gerçekten senin için bişeyler yapmışsa , iyi kötü günlerinde yanındaysa ve sizi düşünen biriyse bırakmak bu kadar kolay olmamalı bence...

Ama o da varoluşcuysa zaten o da sizi bırakacaktır nasılsa böyle bir durumda..Bunu bilir ve rahatça arkanızı döner ..Gidersiniz...

Giden mutlu olur da kalan ne olacak peki ?

Herkes varoluşçu mu olmalı ya da ?

ucusanlar dedi ki...

Ece'nin tek cevabını yeterli sayayım o zaman.

Bana kalırsa daha iyisini aramaya devam etmek bir rahatsızlıktır. Sahip olduğunuz yeterliyse, onun keyfini çıkarmalısınız. Her neye sahipseniz.

Daha iyinin sonu yok çünkü. Bir de bakarsınız ki geçmişinizde bir sürü küçük küçük ama şiddetleri sizce artan mutluluklar var.

Ama aradan geçen zaman size aslında o mutluluklar arasında çok da fark olmadığını gösterebilir.

Ben bu nedenle sürekli değiştirmelerin başka sorunların göstergesi olduğunu düşünürüm.

Dur ve keyfini çıkar...

Yaz dedi ki...

Anlaşılan ben bu posta cevap yazmaya geç kalmışım ama yinede yazmadan edemedim. Bence de aramanın sonu yok. Ben eğer biriyle mutluysam bir başkasına ihtiyaç duymam zaten. Daha fazlası olsun demem. Zaten birlikte olduğum kişi beni mutlu eden hoşuma giden özelliklere yada karaktere sahip biridir. O yüzden mutluluğumu bozmam. Ama iş konusu ayrı. Karşıma daha iyi bir fırsat çıkarsa değerlendiririm. Çünkü herkes gibi bende para için çalışıyorum. Maddi bir şey var ortada. Bu yüzden iş konusunda risk alabilirim.

KUGUU dedi ki...

Bu aksam mail olarak gelmis (tesaduf mu-isaret mi??) bu siiri okuyunca neden ilk aklima senin blogun geldi bilmem Fikri. Belki bildigim sen cok seyahat ediyorsun diyedir:))
Kuguboynu


Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek İstemekten
kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış
olanlar.

Pablo Neruda